LADING

Milli Düşünce Gazetesi Sayı-18

Dünyanın Kalbinde Bir İstikrar Adası Ve İnsanlığa Umut Güneşi Türkiye

Değerli Okurlar: Milli Düşünce Gazetemiz bu sayı ile yine dünyanın netameli bir döneminde sizlerle buluşmanın buruk bir heyecanını ve sevincini bir arada yaşıyoruz. Başta Filistin ve Gazze problemine ilave olarak jeopolitik çevremizde komşularımızda yakın ve uzak pek çok bölgelerde meydana gelen ekonomik siyasi ve sosyal muhtelif çatışmalar, savaşlar ve kargaşalar dünyayı ve insanlığı haddinden fazla yormuş bulunmaktadır. Bütün bu geleceği belirsiz kargaşaların yaşandığı zamanımızda Yüce Allaha şükürler olsunki Aziz Milletimizin tarih süzgeçinden geçerek elde ettiği büyük kazanımlar ve kabiliyetlerle geliştirdiği kalkınma hamleleri ile sağlam bir ekonomik ilerleme hamlesini başarabilmekteyiz. Savunma sanayiinde dünyanın gıpta ile seyrettiği uzay ve havacılıktaki başarılarımız İHA ve SİHA’larımızla dünyada ilk sıralarda yerimizi almış durumdayız. Pek yakında savaş uçaklarımızla, tank -helikopter, deniz araçları ve uçak gemilerimizle artık karadaki silah donanımımıza ilave olarak mavi vatan ve gök vatanda da bize yakışan sözün ve hamlelerin sahibi olmak durumundayız…

Dünyada nüfus potansiyeli ve bütçe gelirleri itibarı ile mazlum ve muhtaç insanlara yardımda ilk sırada olmamız tesadüfen oluşmadı. Fedakâr yardım sever insanımız iyi günde de kötü günde de yardımlaşmayı ve dayanışmayı adeta güle oynaya en insani ve en medeni bir biçimde yapmasını bilmiştir. Dünyanın adeta kalbinde yer alan bir coğrafyada muhteşem bir yer edinmiş olan milletimiz tarih boyunca pek çok kültür ve medeniyetin harmanlandığı 3 kıtaya bir köprü gibi bağlanan konumu ile kilit taşı coğrafyası ile müstesna bir yerde bulunmaktadır. Atalarımızın, cihangir bir ruhla iman ve cihad aşkı ile temsil ettiği üstün kültür ve medeniyetin temsilcisi olarak fetihlerle bize armağan olarak bıraktığı bu aziz vatan topraklarımız içinde huzurun barışın istikrarın ve güvenin var olduğu bir “sulh adası: darüsselam” mevkiinde bulunduğumuzun ne derece farkındayız? Çevremizde cereyan eden savaşlar ve kaos ortamı nerede ise yeni bir dünya savaşına sahne olmak üzeredir. Milli bütünlüğümüzü koruyarak her türlü anarşi ve terörden uzak bir ortamda aziz vatanımızın kıymetini bilerek birbirimize sahip çıkarken kucaklaşarak yek vücut bir anlayışla sahip olduğumuz değerleri korumak zorundayız.

Milli Düşünce’nin yeni sayısında bir birinden değerli muhterem yazarlarımız gerek ülkemizin ve gerekse dünyanın geldiği bu sıkıntılı dönemin sebep ve sonuçları hakkında ayrıntılı analizler ve yaptıkları tespitlerle bize ufuk açıcı fikirlerini sunuyorlar. Dünyanın baş belası olan Siyonizm ve yegâne hamisi ABD’nin sergilediği insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne aykırı politikalarıyla bir güç zehirlenmesi içindedirler. Ne yazık ki yıllardır uyguladığı çılgınca bir Şii Hilali politikası ile çevremizdeki milyonlarca Müslümanın kanına ve canına mal olan yıkımlara sebep olan İran, ABD ve İsrail’e bölgemize davetiye çıkarmıştır. İran, kaos çıkaran ABD ve İsrail arasında başlayan savaş 2 ci dünya savaşından buyana en şiddetli boyutlara ulaşmak üzeredir.

Bu çatışmada İran dini liderini ve üst düzey yönetimindeki siyasi ve askeri çok sayıda önemli şahsiyetleri hayatını kaybetmiştir. Kardeş İran halkına en derin taziyelerimizi sunmak ve ölenlere Allahtan rahmet dileklerimizi üzülerek sunuyoruz. Bu mübarek Ramazan ayı içinde İslam dünyasını hazin bir buhrana sürükleyen politikaların müsebbiplerini çok doğru anlamalıyız. Türkiye bir ağabey gibi davranarak İİB İslam işbirliği Teşkilatını ve TDT Türk Devletleri Teşkilatını olağan üstü toplayarak istişareyle ortak birlik ve dayanışmanın her türlü adımlarını atmak zorundadır. Ayrıca gerek NATO ve gerekse diğer ittifak kurduğu her çeşit uluslar arası odakları da aklıselime davet ederek bu kaos ve savaş ortamına son vermek mecburiyetindeyiz. Temsil ettiğimiz 1000 yıllık Türk İslam misyonu İnsanlığın ufkunda parlayan umutlarla dolu bir güneş misali parlamakta olduğu görülmektedir. Gazze’de katledilen on binlerce insanımızın acısını dindirmek üzere Türkiye’nin sergilediği aktif politikalar meyvesini vermeye başlamışken ortaya çıkan ABD-İSRAİL ve İRAN arasındaki çatışmalar daha nice masum insanımızın hayatına mal olmamalı ve Gazze’yi unutturmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; 1000 yıllık bir birikim ve sorumlulukla temsil ettiğimiz İslam dünyasındaki misyonumuz her ne kadar 100 yıl önce büyük bir yıkım ve felaketle sonuçlanan tökezlenmemize sebep oldu ise de yeniden küllerinden dirilerek ayağa kalkmanın arifesindeyiz. Çevremizde ve dünyanın herhangi bir köşesinde akan bir damla Müslüman kanından sorumluluğumuz vardır.

Cihan İmparatorluğumuz Osmanlının izleri hala diri diri yaşıyor. Uzak Asya’dan Baltıklara, Güney Afrika’dan Avrupa’nın batı uçlarına kadar mevcut coğrafyalarda yaşayan büyük bir insan kitlesi Osmanlı özlemini hala yaşamakta ve o huzurlu günleri unutmamaktadır. Osmanlının yegâne varisi ve mirasçısı olan Türkiye ve 86 milyona ulaşan nüfusuyla bunun bilincinde olmalıdır. Türk Dünyasında ortak kültür dil ve alfabe arayışlarımızla ilgili çalışmalar ve bu alanda bağımsız Türk Devlet ve topluluklarının kat ettiği mesafeler çok önemlidir. İngiliz Fransız ve Rus emperyalizminin Türk dünyasının üzerine örttüğü uyku örtüsü parçalanmakta ve büyük bir uyanış ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin Türk dünyasına yönelik olarak başlattığı Türkiye Yüzyılı projesi çok yönlü bir boyut kazanmıştır. Dil kültür ve alfabe alanındaki çalışmalarda eski Osmanlı Türkçesi alfabemizin yeniden müfredat programlarına alınması başta olmak üzere yazılı ve sözlü edebiyat, kültür, sanat eserlerimiz ve yeniden keşfedilmeyi beklemektedir.

Türk İslam Dünyası, yüzyıllar boyu sahip olduğu birikimi ve varisi olduğu büyük kültür ve medeniyeti temsil eden bizlerden haklı olarak beklentileri vardır ve bizler bir umut ışığı olarak bunun gereğini yapmak zorundayız.. Devlet-i Ebed Müddet idealiyle Devlet-i Aliye’nin yeniden oluşması kaçınılmazdır. Dünyanın başkenti olmaya layık İstanbul’umuzda yeniden Hilafetin ihyasının vakti gelmiştir. TBMM’nin uhdesinde askıda bulunan hilafet kurumunun ihya edimesi vakti kaçınılmaz bir hakikat olarak bizi beklemektedir.

Mübarek Ramazan ayı içinde İslam’ın izzet ve şerefini en güzel biçimde temsil edecek bir milletin mensubu olarak Ramazan Bayramına savaşların durduğu huzurun ve barışın egemen olduğu bir dünyaya ulaşmayı Yüce Allahtan niyaz ederken; bütün dost ve okuyucularımızın bayramını şimdiden tebrik ediyoruz. Milli Düşünce’nin gelecek sayılarında buluşmak umuduyla Allaha emanet olunuz.

Mustafa Şatıroğlu
Milli Düşünce Gazetesi
Genel Yayın Yönetmeni

7 Ekim Siyonizme Başkaldırı: Yeniden Türk Cihan Hâkimiyetinin Doğuşu –
Dr. Öğr. Üyesi Asil Şengün

Küresel Sistemde Yaşanan Büyük Dönüşüm Ve Türkiye’nin Yeni Düzendeki Yeri
İsmail Cengiz – Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Din, Güç ve Ahlaki İddianın Gölgesinde Siyasal İslam’ın İktidar ile İmtihanı –
Murat Erat

İran Direniş Örgütleri İçin Niçin Önemli? – Dr. Hasan Fidan